ben dé bizler

tren camından.
‎”..Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: Olanlar oldu tanrım, Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla! Bir zamanlar kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum? Benden daha çok var sanmıştım. Benim yokluğumdan dünyaya Bir elbise çıkar sanmıştım. Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan Sonunda ben de alıştım. Ah…dedim sonra, Ah! İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, Kırıklar dolar kucağına, İşte orası umudun tarlasıdır. Ve orada başaklar ağırlaştığında, Sayısız ah dökülür toprağa. İç ses, diye söylendim Ve ah dedim sonra, Böyle ah demeyi beli bükük bir ahlat ağacından öğrendim.Bıçağın ucundaydı insanların hafızası ‘İnsan unutandır ve insan unutulmaya mahkum olandır.’ Tanrı şöyle derdi o zaman: Ah! Güçlü bir el silkeledi beni sonra Sanırım tanrının eliydi, Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan, Çok şey geçmiş gibi başımdan Ah dedim sonra, Ah! İç ses, diye söylendim. Gel! Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla. Bir zamanlar meydan okumak isterdim. Kaç meydanını okudum da bu hayatın. Yalnızca iki harfini öğrendim: A H! Ah benim nergis kokulu cehaletim… Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda Anlatmak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa. Ne diyecektin, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH’dan başka. Ah benim nergis kokulu cehaletim Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. AH! Vasiyetimdir: En güçlülerinden seçilsin Beni taşıyacak olanlar. Ahtım olsun, Yükleri ağırlaşsın diye iyice, Tabutumun içinde tepineceğim. Vasiyetimdir: Bin ahımın hakkı toprağa kalsın…”Şiir: Didem Madak - ‘ah’lar ağacı.
Fotoğraf: R.

‎”..Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: 
Olanlar oldu tanrım, 
Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla! 

Bir zamanlar kendimi 
Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. 
Kaç metredir benim yokluğum? 
Benden daha çok var sanmıştım. 
Benim yokluğumdan dünyaya 
Bir elbise çıkar sanmıştım. 
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan 
Sonunda ben de alıştım. 
Ah…dedim sonra, 
Ah! 

İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, 
Kırıklar dolar kucağına, 
İşte orası umudun tarlasıdır. 
Ve orada başaklar ağırlaştığında, 
Sayısız ah dökülür toprağa. 

İç ses, diye söylendim 
Ve ah dedim sonra, 
Böyle ah demeyi beli bükük bir ahlat ağacından öğrendim.

Bıçağın ucundaydı insanların hafızası 
‘İnsan unutandır 
ve insan unutulmaya mahkum olandır.’ 
Tanrı şöyle derdi o zaman: 
Ah! 

Güçlü bir el silkeledi beni sonra 
Sanırım tanrının eliydi, 
Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan, 
Çok şey geçmiş gibi başımdan 
Ah dedim sonra, 
Ah! 

İç ses, diye söylendim. 
Gel! 
Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla. 

Bir zamanlar meydan okumak isterdim. 
Kaç meydanını okudum da bu hayatın. 
Yalnızca iki harfini öğrendim: 

H! 

Ah benim nergis kokulu cehaletim… 
Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda 
Anlatmak isterdin kendini durmadan 
Bir bardağa bile olsa. 
Ne diyecektin, ne söyleyecektin 
Şairlerin şahı olsan, 
Bir AH’dan başka. 
Ah benim nergis kokulu cehaletim 
Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. 
AH! 


Vasiyetimdir: 
En güçlülerinden seçilsin 
Beni taşıyacak olanlar. 
Ahtım olsun, 
Yükleri ağırlaşsın diye iyice, 
Tabutumun içinde tepineceğim. 

Vasiyetimdir: 
Bin ahımın hakkı toprağa kalsın…”

Şiir: Didem Madak - ‘ah’lar ağacı.

Fotoğraf: R.

i’m face to face with the man who sold the world.~
R.

i’m face to face with the man who sold the world.~

R.

üzülmüyorum desem, yalan olur.
R.

üzülmüyorum desem, yalan olur.

R.

“şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna hangi hava alanına ya da hangi limana gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.” T.Ö

fotoğraf: R.

“şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna hangi hava alanına ya da hangi limana gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.” T.Ö

fotoğraf: R.

aptal gibi suç olsam?

R.

aptal gibi suç olsam?

R.

birilerini ciddi anlamda rahatsız eden ajanda.
Metis’11.
R.

birilerini ciddi anlamda rahatsız eden ajanda.

Metis’11.

R.

hevet.

hevet.

dünün aynısı,
yarının fragmanı.

dünün aynısı,

yarının fragmanı.

kelimeler önemli benim için,
kelimeler insan bana.
yok ben kabul edemem,edemiyorum.
bana hallerden çok kelimeler lazım.
çünkü cümleler kalbi açıyor,akıtıyor işte.
kalbini saklayanlara;
“dilinemi yapışır be adam?”diyesim geliyor.

kelimeler önemli benim için,

kelimeler insan bana.

yok ben kabul edemem,edemiyorum.

bana hallerden çok kelimeler lazım.

çünkü cümleler kalbi açıyor,akıtıyor işte.

kalbini saklayanlara;

“dilinemi yapışır be adam?”diyesim geliyor.

kış.kahve.balkon.

http://www.youtube.com/watch?v=a8kLmU0DUUc

fotoğraf:R.

kış.kahve.balkon.

http://www.youtube.com/watch?v=a8kLmU0DUUc

fotoğraf:R.